23 Temmuz 2008 Çarşamba

Yine Aylardan Kasım

Ligde Fikstür bugün çekildi.Yine oynanılmış bir fikstür.Ligin 2. yarısında 3 önemli ve zor deplasmana gidiyoruz.Kimse bi şey anlatmaya çalışmasın bu fikstür temiz ellerle çekilmiyor.Neyse efendim resmin konuyla ne alakası var diyorsanız hemen konuya geçelim.Fenerbahçe-Galatasaray derbisi 10.haftada,yani 09.11.2008.Dikkatinizi maçın oynanacağı aya çekmek istiyorum.Yine aylardan Kasım...

22 Temmuz 2008 Salı

Emre geldi.

Emre bugün ilk idmanına çıktı Fenerbahçe'de.Yarın saat 1'de imzalıyor.Benim gördüğüm kadarıyla hala kilo problemi var.Carlos'un da vardı problemi ama Aragones ona kilo verdittirdi.Umarım Emre'de kurtulur kilosundan.En az 3 kilo vermesi yeterli olur.Neyse efendim bunları aşar ben hala soğuk olduğum için bu transfere Emre'ye olumlu gözle bakamıyorum.Her şeyi performansı belirliycek.Umarım başarılı olur.

Yürüyoruz birlikte,omuz omuza...



Derdiniz ne !


FENERBAHÇE – MTK

TELSİM VE MİGROS TRİBÜNÜ:
66,00 YTL

FENERIUM ÜST H-I:
132,00 YTL


FENERIUM ALT G:
205,00 YTL

FENERIUM ALT B-F:
255,00 YTL

FENERIUM ALT C-E:
305,00 YTL

FENERIUM ALT D:
315,00 YTL

Heralde Aragones ve Guiza Fenerbahçe'nin Barca ve Real'den farkı yok diyince yönetim çıldırdı.Bu fiyatlar nedir çıldırdınızmı siz.İstemiyoruz böyle olucaksa Guiza Alonso vs.İstemiyoruz kardeşim.Hayatımda görmedim böyle bi iş.Kale arkası 66 Ytl . Eğer cl'ye kalırsak Milan gibi bir rakip karşısında migrosu 100 ytl görürsem şaşırmam.Bu böyle devam etmez.İnşallah Mtk maçına kimse gitmez.Görürler o zaman.....

R80

Ronaldinho'nun Milan'a transferinden çok forma numarası konuşuluyordu son günlerde.Seedrof 10 numarayı vermem diyordu.Ronaldinho ise 10'u istiyordu.İkili görüşmüş ve Ronaldinho 10'dan vazgeçmiş.Hani ben Ronaldinho'nun 21 alıcağını düşünüyordum.Psg'de 21 giyiodu ve doğum günü tarihi 21'imiş.Her ayın 21'i benim için çok özeldir diyor birde Ronaldinho.Herkes 21,11 falan beklerken Ronaldinho garip bi şekilde 80'i tercih etti.Başka numara bulamamış heralde.80'nin neden ise doğum tarihi,yani 1980.R10 R80 olucak heralde.Nolursa olsun R10 çok daha çekiciydi.Bundan sonra R80 kramponlu Ronaldinho görücez büyük ihtimalle.

Dengesiz Yönetim

İki kaptan yani iki İbrahim kapışınca yeni kaptan oldu Delgado.Yeni kaptan oluncada böyle dahada bir değişti.Hareketleri neşeli tavırları falan.Bildiğiniz gibi 2 yıl önce Basel'den Ülker almıştı Delgado'yu.Bonservisi 5 Milyon € idi.Hala hakları da Ülkerde.Neyse efendim konumuza gelelim.Bilindiği gibi iki İbrahim'in kavga nedenlerinden biride yönetim idi.Yönetime gidip yerlilerin parasının niye verilmediğini hep Deli İbo sorardı.Neyse efendim,yerlilere yanılmıyorsam hala parasını vermeyen Beşiktaş,Delgadonun sözleşmesini 2011 yılına kadar uzattı.Bu sözleşme yapılmadan önce 1.2 Milyon € alıyordu Delgado.Bu sözleşme yapıldıktan sonra 2.1 Milyon € almaya başlıycaktı.Espanyol kapıdaydı.Delgadonun yıllık ücreti yükseltilmese Delgado kaçıcaktı belkide.Ha birde Delgadonun sözleşmesindeki bir madde var.31 Temmuz'a kadar sözleşme yenilemeseydi Beşiktaş,Ülker istediği takıma satabilicekti Delgado'yu.Sırf bunlar için mi bilinmez ama yaklaşık 1 Milyon € fazla alıcak Arjantinli bu sene,yerlilere para verilmemişken 1 milyon € artıllırsa yabancı oyuncunun ücreti işte Dengesizlik o zaman başlar...

13 Temmuz 2008 Pazar

Senin Acın Bizim Acımız !

Hani bir insan şanssızdır uzun çimlerden dolayı sakatlanır.En az 3 ay sahalardan uzak kalıcağını öğrenir.Onun verdiği hüzün moralini bozar zaten insanın,bu günlerde öyle şanssız bir futbolcumuz varki bunların üzerinden zaman geçmeden annesini kaybetti.Allah'ın takdiridir bu,umarım bu dönemi çabuk atlatır Deivid.Bizim ona geçmiş olsundan başka diyeceğimiz bir şey yok.Umarım bu sene kendini çabuk toparlarsın füzeci,biliyoruz kolay değil ama umarım Deivid bu hüzünlü günleri çabuk atlatır.Geçmiş olsun diyoruz ve Maria De Souza'ya Allah'tan rahmet diliyoruz.

Poulsen Juve'de

Son günlerde devam eden transfer fırtınasını Juve sürdürdü.Poulsen'i aldılar Sevilla'dan.Kime Poulsen desen futbolculuğundan önce sahadaki agrasif ve sinirli tavrını söyler.Ama defansif orta saha için aranan kanlardan biridir.Xabi Alonsoyuda istiyordu Juve.Madem Juve Poulsen'i aldı,Xabi Alonso'da bize kaldı...

12 Temmuz 2008 Cumartesi

Marco değil Mehmet !

5 yılını verdi çubukluya,sezonların birinde yabancı kontenjanı açılsın diye satılıcaktı.Sonra vazgeçildi.O zamanlar Alex yeni gelmişti.Yeni gelen Brezilyalıların hepsine Audi A4 hediye etmişti yönetim,1'i hariç ama! Aurelio unutlmuştu.O sezon yaşadığı her şeye rağmen müthiş oynamıştı Mehmet Paşa.Basın ona Paşa lakabını takmıştı.Bizim kolpa basın sonra Rico'yada paşa diyince ne kadar kolpa olduğunu gösterdi.Geçen sene ortasında gitti gidicek derken takımda kaldı.Adam olmayan menajeri sonunda başararak onu takımdan kopardı.Aurelio'nun görüşmeleri menajerimle yapın demeside hata aslında.Bu Bayram kolpası zaten koparmak istiyodu onu bizden,hani takımdaki bir kaç oyuncununda aklını çelmeye çalıştı kolpa herif ama başaramadı.Gelelim Aurelio'ya.Her sezon çok iyiydi.Ortalama en az 30 maç oynadı.Bu maçlardan en fazla 2 ya da 3'ünde kötü oynamıştır.O da allahın emri zaten.Görünmeyen yıldızdı o.Geçen sene Deivid'in son dakika golüyle Kayseriden bir puan çıkarıyorduk.1 gün sonra Fotomaç'ın kapağında Aurelio Alex ve Kejman'ın arkasında üzüntülü bir şekilde duruyordu.Alex ve Kejmanda öyle,o fotoyu kapak yapıp üstüne "Bakmayın en arkada durduğuna,o aslında en büyük yıldız.!". Maç içinde ailesine bile küfür yedi adam,ha sonra gerekeni yaptı.Herkes haddini bilecek!
Türk vatandaşı da olmuştu.Sonrasında sırtına milli formayı geçirdi.O milli formayı giyince milli takımla sahaya çıkarsa Milli marşı okumam demişti.Aurelio hiç kaale bile almadı.Elemelerde Yunanistan maçında takımda tüm oyuncular yuhalanırken Aureli Samiyende alkış yağmuruna tutuluyordu.Türkiyede yapıp yapabileceği her şeyi yaptı Aurelio.Ve artık ne yazık ki İspanyaya gitti.Bize arkasından yaptığı her şey için teşekkür etmek düşer.Neyse konunun başlığı ne alaka derseniz Real Betis'de Mehmet'in formasına ne yazılacağı yani formanın arkasına ne yazılacağı sorulmuş,Aurelio düşünmemiş bile,"Marco değil Mehmet yazın!" Keramet Mehmet olmakta değil Mehmet olabilmekte.Demek Mehmet olunmaz Mehmet doğulur.İnsan olmayandanda bu laf umulur !.Pankartını hatırlayıp yazımızı noktalıyoruz.

Burak Yılmaz

Papatya falı açıldı adeta onun için.Fenerbahçe istedi.Sonra olmadı Trabzona gitti.Sonra Trabzon istemedi askıya aldı.Ama burak ortada kalmadı ve çubuklulara katıldı.Antalyasporda parlamıştı Burak Yılmaz.Tsl ile birlikte Beşiktaşa geçti.Hani iyi transferdi.Beşiktaş iyi adam aldı dedim.Aslında Burak'ı Beşiktaşta hem taraftarlar hem kendisi yaktı.Kendisi çok iyi değildi aslında.Ama taraftarlar Burak'a hiç zaman tanımadılar.En ufak bi hareketinde ıslıkladılar.Sonra Holosko takasında kullanıldı.Vestelde yanılmıyorsam 9 gol attı.Bu sezon Fenerbahçe ile sözleşme imzaladı.Antalyaspor kaynaklı Ali Bilginden sonra 2.oyuncumuz oldu.Aslında onla ilgili bazı kuşkularım vardı.Biraz Cr'ye özenerek oynar.Oyunda bi kaç çirkefliği olur.Ama çubukluyu giydi ya bunların hiç birini yapmaması gerek,bugün hazırlık maçında ilk kez sahneye çıktı.İyi oynadığını öğrendım,maçı izleyemedim ama izleyen herkes bu konuda hem fikir.Burak ile ilgili bazı kuşkularım var.Katkı sağlarsa çok iyi olur.Bakalım bu sene Deivid'in yokluğunda 2.5 ay Kazımdan formayı kapabilicekmi ?..

11 Temmuz 2008 Cuma

Şeytan Rıdvan

Onun kadar maçı yaşıyan bir yorumcu varmıdır acaba?
Futbolculuk hayatında nasılsa spor yorumculuğundada çok başarılı.
Bir Çek Cumhuriyeti maçı varki Şeytan dayanamadı çıldırdı.
İşte o anlar aşağıda...


Luis Aragones Kanunları

Adı çıktığı ilk gün blogda haber yapmıştım.Şimdi üşeniyorum bu saate bulmaya biraz araştıran bulabilir.Saçma transfer politikasından bahsetmiştim.Fenerbahçenin yeni t.direktör adaylarının arasında Aragones'in olması bana başlı başına bir kabus yaşatmıştı.Raul'u kadroya almadı diye Henry'e dedikleri ile bu adama çok söverdim açıkçası.Gözümde hep kötü anıları canlanır Aragones'in,iyi olarak hatırlayacağım tek şey Euro 2008 olucak.Bir çok kişi gibi Aragones gelmesin diye bas bas bağırıyordum.Luxemburgoyu beklerken Aragones ismi gelince şaşırmıştım açıkçası.Kallinin 3 yaş küçüğü "Dede" Aragones iş yaparmıydı acaba.Marcanın anketinde &62 daha Aragones belli olmadan başarılı olamaz Türkiyede demişti.Marca Real Madrid'e yakın bir gazete,Raul'u almadığı için ateş püsküren taraftarlar hücum etmiş ankete
ankete oy vermedim ama o taraftarlardan biride benim.Neyse Henry meselesi anket derken Aragones geldi imzayı attı.İmzayı atarken öyle kuşkularım vardı ki . Yanımda oturan dayıma bu adam sezonun yarısında şutlanır dedim.Nitekim içimdende öyle geçiyordu.Aslında kendisi gelmeden fırtınasını estirmişti.Basına kapatmıştı idmanı,taa Avusturyadan haber yollayarak.Geldi idmanlara başladı,işte o zaman adam hakkındaki fikirlerim değişti.Fb tv'de "Kamp günlüğü" programından zamanım oldukça izlemeye çalıştım idmanları.Gerçekten geçen seneye göre daha fazla azim müthiş bir disiplin var takımda.Hani Ziconun o hiç sağlayamadığı disiplini Aragones müthiş derecede sağlamıştı.Artık oyunculara rahatlığın batıcağını hiç sanmıyorum.Daha şimdiden otoritesini kurdu Aragones.Şu 1-2 idman fikrimi değiştirdimi ? Hayır.Ama bildiğim bir şey var ki böyle devam ederse değişecek.Takım ruhu yeniden gelmiş çünkü.Birde kanunları var bu "Dede"nin.Mesela takıma koyduğu yeni kural herkes aynı saate yemek masasında olucak ve yemek aynı saate yenilicek.Birlik ve beraberlik için önemli.İdman saatleri ve yarının programları oyuncalara 1 gün önceden verilicek.Bunuda futbolcuların odasının kapısının altından programın yazılı olduğu kağıt'ı atarak yapıcaklar.Oyuncular buna göre kendini ayarlıyabilicek.Alex,Carlos ve Kezman şu ana kadar memnun Aragonesden,Aragonesde onlardan memnun olucaktır.Bakalım geçen zamanda Aragones'i sevebilicekmiyim.Belirtmeden geçmeyeyim bu adamın kanunları ve disiplini takıma inanılmaz + katıcak.

Kewell geldi.

Kewell Galatasarayın bu sezon ilk önemli transferi oldu.İtandje için zemin yoklarken Adnan Sesgin ters köşe yapıp Kewell'ı getirdi.Kimse beklemiyordu.Adı bile hiç geçmemişti.Galatasaray anlaştı ve imzayı attı Kewell.29 yaşında sol açık oynuyor Kewell.Bana göre oyun kurucu bölgesinde Lincoln'den daha çok iş yapar.Çok talihsizlik yaşadı.Bir çok sakatlık geçirdi Kewell.Burda oynarsa ya çok başarılı olucak ya da çok kötü bir sezon geçiricek.Sürekli oynarsa ciddi anlamda katkı sağlayabilir.Tabi bunu eski Kewell'a göre söylüyorum.Sakatlığı sebebi ile son yıllarda izleme şansım çok az oldu.En son milli takım ile üst üste 4 maça çıkmış.Galatasarayda buna dayanarak aldı heralde.Sağlık kontrolüde temiz çıktı.Yönetim bunu Ardanın iyi paraya gitmesi durumunda Sol açık'ın alternatifinide yarattı ama Kewell Lincoln ve Arda'lı onbirde nerde oynuycak tartışılır.Kewell-Lincoln zaten başlı başına bir komedi olur orta sahada.Ona kalan yer sağ taraf.Hani olurda belki Arda sağa geçerse solda Kewell oynar.Şu an ki duruma bakılırsa Arda Kewell'dan daha üst düzeyde verim sağlar.Bakalım diğer önemli isimleri kim olucak Galatasarayın.Muhtemelen 1 defans ve kaleci ile transferi kapatırlar.Ha bu arada Kewell Leeds taraftarlarına gözükmesin.Anlayan anladı...

Guiza geldi.

Daniel Guiza oldu yeni forvetimiz.Semih ve Kezmandan sonra Guiza da alındı o mevkiye.Herkes daha büyük bir transfer bekliyordu aslında.Ama Guizada beklenilen kadar büyük olmasada çok iyi transfer.Küçük takımın golcüsü demek yanlış olur.Sonuçta büyük golcülerin olduğu bir ligde kral oldu.Fabiano,Nisterlooy,Raul,Eto'o gibi yıldızları geçti.Buna rağmen bana göre en iyi başarısı Euro 2008'de attığı 2 goldür.Kısıtlı zaman aldı ama iyi oynadı ve 2 tane güzel gol attı.İspanyada Eto'o yu Fabiano'yu geçip 27 gol atan Guiza bakalım Fenerbahçe'de ne yapıcak?.Başarılı olucaktır en azından uzun yıllardır yani uzun yıllar derken Pvh'den sonra adam gibi sevindiren santrfor olarak sadece Semih Şentürk vardı.
Taraftarların ve birazda benim kafamı kurcalayan tek sorun daha önce sadece Mallorcada kral olması.Ha bu büyük bir başarıdır tabiki.Daha önce neredeydi acaba ? . 15 milyon bonservis bedeli,2 milyonda vergilere vermiş yönetim.İşte yeni bir oyuncuya bu kadar para verilirmiymiş bu sezon görücez onu da.Büyük ihtimalle 14 numara olucak Guiza.Okçu deniliyor ona.Aragones'li Fenerbahçe'de şans bulur.Yani Kejman ve Semihten daha çok bulur sanırım.Bakalım Fenerbahçeli okçu hangi kaleleri vurucak.

10 Temmuz 2008 Perşembe

Dönüş

Yaklaşık 1.5 aydır tatildeydim.Yazlıkta 1.5 ay güzel ve kötü günlerim geçti.En önemlisi bloga yazı yazmayı çok özledim.Antepe döndüm Pazartesiye kadar bloga yazı atıcam.Sonra hop yine yazlığa.Bu 3 günü iyi değerlendiririm umarım.Tekrar merhabalar.

20 Haziran 2008 Cuma

Acilen Tatile

Bloga ara verdiğim sanırım belli oluyor.Yine yazlıktayım ve bir süre dönmeyi hiç düşünmüyorum.Yazlığın int.Cafesinden yazma imkanım oldukça yazıcam.Burası sıcak ama deniz bu sezon süper.Keyifli başladı tatil umarım keyifli devam eder.Bu arada Almanlar Portekizleri evine yolladı.Hollandanın morallari Boulahrouz'un kızı yüzünden bozuldu.Hırvatistan Türkiye maçı bugün.Guus Hiddink'in öğrencileri Hollanda karşısında ne yapıcak acaba.Guus Hiddink kendi ülkesinin takımına karşı mücadele edecek.Ruslar buraya kadar geldiler ama Hollandayı geçmeleri mucize olur.Tek avantajları morallari daha yüksek.Neyse efendim ara sıra yazı atmaya çalışacağım.Sağlıcaklı ve şen kalın...

15 Haziran 2008 Pazar

Çek'tik,Kopardık,Aldık : Türkiye 3:2 Çek Cumhuriyeti

Tur umuduyla çıkmıştık sahaya.Ama Çek'ler öyle bir başladıki biz bile şaşırdık.34'lük Koller akıllıca yaptırdığı faullerle,Çeklerin yaptığı sürekli Koller'e şişirme topu onların ayağında tuttu,belirli bir taktiği yoktu Kollere şişiriyorlardı.O da indiriyordu.Ya faul alıyordu ya indiriyordu bi kaç kere bizimkiler galip geldi.Ama Koller'in kafasının bize bela açıcağı bas bas bağırıyordu.Bizde şişiriyorduk ama bizim Koller'imiz yoktu.Saçma sapan şişirmelerle top yapmaya çalışıyoduk.Halbuki kaleye şut çektiğimiz 2 pozisyon biri Tuncay diğeri Topal ayağa paslarla kaleye gittiğimiz pozisyonlardı.Sonra Koller'in o kafası adamda ne kafa var anlamadım,güzel yere attı topu,Volkan'ın yapacağı hiç bir şey yoktu.Şansını denedi ama olmadı.Çekler 1-0 yaptı.Hala kötüydük.Ruh yoktu futbol oynamayı istemiyorduk sanki.İlk yarı başlar öndeydi,Çekler tura çıkmaya hazırlanıyordu."Şu çılgın Türkler" sahada ruh gibi dolanıyordu.2. yarı biraz dirilir gibi olduk.Yok yok olmuyordu sadece onların yarı sahasında daha çok duruyorduk.Bi şey vardı,büyü yapılmıştı sanki takıma acaip derecede kötü idiler.Neyse efenim 2. golü yediğimizde,tv başından kalktım gittim.Ama sesleri dinliyordum.Sonra bir döndüm gol oldu.Arda atmıştı.Sonra Cech'in büyük hatası geldi.Nihat'da o fırsatı değerlendirdi.Kalkıp bi su almaya gitmiştimki bi ara pas oldu baktım Nihat karşı karşıya köşeye mükemmel attı gerçekten.Turnuvanın 2 felaketi Tuncay ve Nihat golü hazırlayıp bitirdiler.Aurelio ve Volkansız oynuycaz Hırvatlara karşı.Hiç ama hiç umudum yok.Ama tanrı gösterdiki top yuvarlaktır.2-0'dan 3-2 galip geldik.Tur hayırlı olsun ama,turnuvadan sonra Terim hemen gönderilmeli.Beyni basmıyo herifin kim nerde başarısız olursa onu orda oynatıyor.Hırvatlara karşı Volkan değilde orta saha sorun olabilir.Sanırım Aurelio yerine Emre oynar.Topal-Emre ikilisi de en iyi seçenek gibi görünüyor.Hamit'de olabilir.Ama Hırvatistan maçında Hamit'i hala aynı yerde oynatırsa artık Terim'e tükürmek için Avusturyaya giderimde yarrabi şükür der.Bu arada ders veren Terim'e sormak gerekir,madem Sabriyi alıyorsun Hamit'in yerini değiştiricen be adam neden Topal-Colin Sabri-Şentürk değişikliğini aynı anda yapmıyorsun ?. Hamit'de istediği yerde oynardı.Teeerimm dersss verseneee !!!

TÜRKİYE: 3 ÇEK CUMHURİYETİ: 2
Stat: Stade De Geneve
Hakemler: Peter Fröjdfeldt , Stefan Wittberg , Henrik Andren (İsviçre)
Türkiye: Volkan , Hamit , Emre Güngör (Dk. 61 Emre Aşık), Servet , Hakan Balta , Arda , Tuncay , Mehmet Topal (Dk. 57 Kazım), Aurelio , Semih (Dk. 46 Sabri), Nihat
Çek Cumhuriyeti: Cech , Grygera , Ujfalusi , Rozehnal , Jankulovski , Galasek , Matejovsky (Dk. 39 Jarolim), Polak , Sionko (Dk. 84 Vicek), Plasil (Dk. 78 Kadlec), Koller
Gol: Dk. 34 Koller, Dk. 62 Plasil (Çek Cumhuriyeti), Dk. 75 Arda, Dk. 88 ve 90 Nihat (Türkiye)
Sarı Kartlar: Dk. 6 Mehmet Topal, Dk. 10 Aurelio, Dk. 73 Emre Aşık (Türkiye), Dk. 76 Galasek, Dk. 90 Ujfalusi (Çek Cumhuriyeti)
Kırmızı Kart: Dk. 90 Volkan (Türkiye)

13 Haziran 2008 Cuma

Hollanda Destanı : Hollanda 4:1Fransa

Yok artık Hollanda.İlk maçta geçen turnuvanın şampiyonuna 3 at.2.maçta yine geçen kupanın finalistine 4 at.Fransa ve İtalya'dan daha az şans tanınıyordu Hollandaya.Ama Hollanda öyle bir oynuyor ki resmen gözlerin pasını silip götürüyor.2.maçada aynı 11 ve taktikle çıktılar.Robben kenarda bekledi 1 yarı.Kazanan kadro bozulmazmı dedi acaba Van Basten.Yoksa Robben sadece bir 45 dk.oynuycak düzeydemiydi ? Kazanan kadro bozulmaz dedi heralde.Van Der Saar'ın insan olduğundan şüphe ediyorum.Formunu çok iyi koruyup,müthiş toplar çıkarıyor.İlk yarı öyle oynadıki Hollanda,Fransa kalesine bile gidemedi rakibinin.Kuyt ilk yarının tek golünü atıp 1-0 önde götürdü Hollandayı soyunma odasına.Henry nasıl daha iyi gol kaçırırım diyerek 2 kez zoru yaptı.Govoununda önemli bir topu harcaması ilginçti.Fransızlar hiç konsantre olamamış anlaşılan turnuvaya.İlk maçta Romanya karşısındada çok kötüydüler.Turnuvanın yıldızı ben olucam diyen Anelka ise hovarda.Hollanda Fransa karşısında tutuklaşmaya başlamışken,Van Basten'in müthiş iki hamlesi adeta maçı geri getirdi.Engelaar-Robben,Kuyt-Van Persie takımı yeniden canlandırdı adeta.Robben nolduğunu anlamadığmız bir pozisyonda hızlı bir atakta Persie'ye güzel bıraktı.Persie de ağlara taktı.2-0 olmuştu skor.Hollanda bir favoriyi daha eziyordu.Henry karşılık vermişti ama,1 dk sonra Robben geri dönüş yok dedi.3-1 olmuştu skor.Maç bitti bitiyor derken Sneijder iyi dönüp rakibinden kurtuldu öyle bir köşeye vurduki ölüm grubunun ölüm şutu oldu adeta.O ne vuruştur,o ne biçim bir goldür.Harika muhteşem bir goldü.4-1 bitti maç.Hollanda bir favoriyi daha çimlere gömdü.Çok severim Hollandayı,Türkiyenin alması çok zor olduğu için umarım Portakkalar alır bu kupayı,en çok da onlar hakediyor.

STAT: Stade De Suisse
HAKEM: Herbert Fandel
HOLLANDA: Van der Sar, Boulahrouz, Oojer, Mathijsen, Van Bronckhorst, Van der Vaart (Bouma), Engelaar (Robben), Sneijder, De Jong, Kuyt (Van Persie), Van Nistelrooy
TEKNİK DİREKTÖR: Marco Van Basten
FRANSA: Coupet, Sagnol, Gallas, Thuram, Evra, Ribery, Makalele, Toulalan, Malouda (Gomis), Henry, Govou (Anelka)
TEKNİK DİREKTÖR: Raymond Domenech
GOLLER: Kuyt (Dk. 10), Van Persie (Dk. 59), Henry (Dk. 71), Robben (Dk. 72), Sneijder (Dk. 90+2)
SARI KARTLAR: Makelele, Ooijer


Buffon kurtardı. : İtalya 1:1 Romanya

İtalyanlar ilk maçta 3 yemişti.Kesin galibiyet parolasıyla çıktılar maça.Ama neredeyse 3 puandan oluyorlardı.Buffon'un kutsal elleri,sanki okunmuş elleri penaltıyı çıkartınca İtalyanlar Fransa maçına bıraktı şansını.Ölüm grubunda Romanyaya ilk 2 maç sonunda kim şans tanırdı ki ? Herkes hesapları Hollanda-İtalya-Fransa üzerine yapmıştı.De Rossi ve Del piero ile başladı bu kez Donadoni.Kafası yerine gelmiş ama,İtalyada iyi değildi.Hele ilk yarım saat iyi bir Romanya vardı.Şans Melekleri İtalyanın yanındaydı.1 top direkte patladı.İlk maç kapanan Romanyalılar bu sefer galibiyete aç bir kurt gibi saldırıyorlardı İtalya'ya.İtalya kapanan bir Romanya düşünüyordu.Mutu 55'de yazdı.2 dakika sonra Panucci yeter dedi.1-1 ile İtalya 1 puanda kaldı.Ölüm grubu diye ben buna derim.Hollanda garantilemiş.Fransanın 1,İtalyanın 1 Romanyanın 2 puanı var.Turnuvadan önce 2 maç sonunda böyle bir tablo çıkacağını aklınızın ucundan geçirirmiydiniz.Hollanda garantiledi.İtalya-Fransa berabere kalır.Hollanda da finalden önce İtalya veya Fransa ile karşılaşmayı istemezse yedeklerle çıkar ve kaybeder Romanya'ya.Müthiş bir hafta bizi bekliyor.Bakalım Romanya bu gruptan çıkıp tarih yazabilicekmi...

İTALYA -ROMANYA
STAT: Letzigrund (Zurich)
HAKEM: Tom Henning Ovrebo
İTALYA: Buffon, Zambrotta, Panucci, Chiellini Grosso, Perrotta (Cassano), De Rossi, Pirlo, Camoranesi (Ambrossini), Toni, Del Piero (Quagriella)
TEKNİK DİREKTÖR: Roberto Donadoni
ROMANYA: Lobont, Contra, Rat, Goian, Tamas, Chivu, Codrea, Radoi (Dica), Nicuale, Mutu(Cocis), Petre (Niculate)
TEKNİK DİREKTÖR: Victor Piturca
GOLLER: Mutu (Dk. 55), Panucci (Dk. 57)
SARI KARTLAR: De Rossi, Goian


12 Haziran 2008 Perşembe

Türk Lokumundan yer misin ?


57:Semih , 90+3:Arda

Keser döner ,sap döner gün gelir hesap döner.


Günün Anlam ve Önemi.!

Zafer : İsviçre 1:2 Türkiye


Çok kritik bir maçtı.İki takımda ilk maçlarını kaybetmişti.Bizi korkutan tek taraf İsviçre ev sahibi idi.Yoksa kadrolarında Frei dışında adam gibi oyuncu olanların hepsi Türk.Biraz istekli olurlar diye düşündük.Ama bizde çok kötüydük ilk yarı.Bitmek bilmeyen kabus gibi bir ilk yarı vardı.Lakin golü yemiş 1-0 yenik gidiyorduk başımızı öne eğerek soyunma odasında.Bu takımıda yenemezsek ayıp olurdu.Blick gazetesinin aptallıklarına kafamızı sokmak lazımdı.O kafayı öyle bir soktu ki Semih !. 2. yarı iyi bir Türkiye vardı.57'de Semih kafayı çaktı.Ondan sonra iyi oyun ile herkes zafere inandı.İlk yarıda kaybolan Tümer'in yerine Topal girdi.Gökdeniz'in yerine Semih.Topal yine iyiydi.Topal girince Aurelio'da daha rahat ileri çıktı.Çok pozitif bir oyun oynamaya başlamıştık yağmur altında.Azalan umutları yeşerten Arda oldu.Güzel bir kontrada topu çok iyi sürdü ve golü attı.Rakibin topuğunada çarpıp çok güzel bir yere gitti.Acı Acı koyduk İsviçrelilere,kendi evlerinde,boyunları büküktü,acaba Blick'in şu andaki menüsü ne,ben çok iyi biliyorum ama bloga bayanlarda giriyor.Servet yine bi ara sakatlandı ama,Servet bildiğimiz Servet maçı bırakmadı devam etti.Çok iyi oynadı yine,fedakar Servet defansın en iyisi idi.Yediğimiz golü ise 2 Türk'ün becerisinden yedik.Eren çok iyi geçti Volkan'ı.Hakan Yakın bomboş kaleye o pozisyonda atmasa,Blick'in menüsü olurdu.Golü attı ama 5 m'den golü kaçırdı.Yine boş kaleye,kırılma noktası derler ya,öyle bir pozisyondu o pozisyon.Semih ve Arda ile 3 puanı aldık.Çeklerle berabere kalırsak direk penaltıya gidicek maç.Kaybeden ise turnuvaya veda edicek.Hadi Çek'i bozduralım çocuklar..

Çek'i imzaladı.: Portekiz 3:1 Çek Cumhuriyeti

Gruptan ilk çıkan takım oldu.Lider olarak bitireceği kesin.Son maçını ev sahibi ile oynuyacak.Farklı galibiyet olabilir.İsviçre çok kötü çünkü.3-1 kazanarak çek'i imzaladı Portekiz.Son maç formalite gereği oynuyacak.Deco'nun performansı harikaydı.Asisti güzeldi yetmedi birde gol attı.Diğer goller Portekiz'in kanatları Quaresma ve Ronaldo'dan.Turnuvanın gol kralı adayları arasında gösterilen Ronaldo'nun ilk golü Çek'lere nasip oldu.Cech dirensede bir yere kadar.Çek Cumhuriyetinin son maçı bizle.İyi bir Türkiye Çekleri çok zorlanmadan yener düşüncesindeyim.Tek sorun ders veren hoca Fatih Terim !

10 Haziran 2008 Salı

Tamam mı diyim,devam mı ?

İlk maçtaki rezalet futboldan sonra 2.maç İsviçre ile.Fatih Terim'in bile bu takımda olması bize işkence veriyor ama,destekliyoruz yapıcak başka bir şey yok.Zaten ceketini asıcak turnuvadan sonra(İnşallah).2.maç çok kritik.Ev sahibi ile oynuyoruz.İlk maçını kaybetmiş bir ev sahibi ve ilk maçını kaybetmiş bir Türkiye.Kıran kırana bir maç olucak.Umarım galip gelen taraf Türkiye(biz) oluruz.Kazanan yoluna devam eder.Ancak kaybeden veda eder.

St.Jakob-Park/Basel
Çarşamba: 21:45


Sihirli bir deynek : İspanya 4-1 Rusya

Turnuvanın gol krallı adayları arasında varmıydı onun ismi,yoksa bu 3 gol aldatmacamı ?.Değil tabi ki de.Villa müthiş başladı.Rusya biraz zorlar dedim İspanya'yı Romanya'nın hesabı gibi kapanırlar dedim.Ama ben Villa'yı unuttum bunları düşünürken.Raul'un yokluğunda Torres'le el ele verdiler.Turnuvanında ilk hat-trick'i geldi.Bakalım duble ile mi devam edicek,yoksa bir 3'lük dahamı gelicek,tabi tek tek de devam edebilir ama,David Villa golleri burda bitirmiycek.Sakatlığı var sanıyodum ama oynamış.Sanırım sakatlık olmazsa iyi bir gol sayısına ulaşır.Ben en az 5 diyorum şimdilik.